Mertims Forum


 
AnasayfaTakvimSSSAramaKayıt OlGiriş yap

HERŞEY ÇOK UAZAKTI

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
Yazar Mesaj
Aranel_Elensar
Admin
Admin
avatar
www.mertims.eniyiforum.net
Erkek
Yaş : Kayıt tarihi : 16/02/09 Mesaj Sayısı : 1723 Nerden : İ¢İñİžĐёÑ Lakap : ßy_AraneL

MesajKonu: HERŞEY ÇOK UAZAKTI Salı Mart 03, 2009 12:29 am




MUTLAKA OKUYUNN

Mehmet evine gitmeden önce,
istanbul'da bulunan anne babasına telefon açtı.
Sevgili anne ve babacıgım, sonunda eve geliyorum ama birşey sormak istiyorum. Bir arkadaşımı da beraber eve getirebilir miyim? 'Tabii ki' diye cevapladılar.
'Onunla tanışmaktan mutluluk duyarız. Ama bilmeniz gereken birşey var' diye Mehmet devam etti,
'o savaşta ağır yaralandı. Kara mayınına bastı ve kolu ile bacağını kaybetti. Başka gidecek hiçbir yeri yok. Onun bize gelmesini ve bizimle yaşamasını istiyorum'. Dedi.
''Bunu duyduğuma çok üzüldüm oğlum, belki kalacak başka bir yer bulması için ona yardımcı olabiliriz' dedi.
'O hayır, onun bizimle yaşamasını istiyorum der…''
'Oğlum,' dedi babası, 'sen ne istediğinin farkında değilsin. Böyle büyük bir sorunu olan birisi bizi çok rahatsız eder. Bizim kendi hayatımız var ve böyle farklılığa izin veremeyiz. Bence sen eve gelmeli ve bu çocuğu unutmalısın. O kendi yaşamını devam ettirmenin bir yolunu bulacaktır.'dedi.
O andan sonra, Mehmet telefonu kapattı. Anne ve babası ondan başka bir söz duymadılar... Birkaç gün sonra, İstanbul polisinden bir telefon geldi. Oğullarının bir binadan düşerek öldüğünü söylediler. Polise göre intihardı. Anne ve baba telaşla uçağa binerek oğullarının teşhisini yapmak için atladığı ildeki devlet hastanesinde bulunan teşhis morguna gittiler. Mehmet'i teşhis etmişlerdi. Ama gözleri fal taşı gibi açılarak... , Bilmedikleri bir şeyi fark ettiler. Mehmet'in bir bacağı ve bir kolu yoktu... Bu hikâyede ki anne ve baba birçoğumuza benzer. Etrafımızda iyi görünen ve neşeli insanları sevmek bize kolay gelir, ama bize rahatsızlık veren özellikle bizim kadar sağlıklı olmayan, bizim kadar güzel ol mayan ve bizim kadar zeki olmayan insanlardan uzak durmayı tercih ederiz. Çok şükür ki bizi bu kategoride gören birisi yok. Karşılıksız sevmeyi başaran birisi sonsuza kadar ailemizdendir ne kadar çirkin ne kadar fakir ne kadar engelli olursak olalım. Bu gün yatmadan önce ALLAH'A biraz daha dua ederek insanları oldukları gibi kabul etmemizi sağlamasını isteyelim ve ne kadar farklı olurlarsa olsunlar onlara karşı daha anlayışlı olabilmeyi isteyelim. Arkadaşlar çok nadir bulunan cevherlerdir. Onlar sizi güldürür ve başarmanız için destekler. Bazen tek kelime bazen bir cümle paylaşırlar ama her zaman kalbinizi ona açmanızı beklerler...




HERŞEY ÇOK UAZAKTI...
Yürüyorduk…
Yan yana olmak yakın olmak anlamına gelmiyordu şüphesiz....
Uzaktık…
Uzaklardaydık…

Yalnızdık ikimizde…
En uzaklardayken en yakın olabilmeyi başarabildiğimiz günler de uzaktı şimdi…
Sanırım biraz da yabancıydık ...
Konuşmayı beceremiyorduk…
Bir suskunluk büyüyordu aramızda git gide..
Ve her adımda büyüyen o boşluk…
Söylenmiş yada söylenecek her sözü anlamsız kılıyordu üstelik…

Sahildeydik..
Deniz durgundu ve griydi sanki…
Veya gri görmeye ben mi meyilliydim biraz?
Basit, sıradan, günlük ve ruhumuza dokunmayan kısa cümleler kuruyorduk ara sıra..
Ve belki de deniz kadar griydiler…
Günler süren yağmurdan sonra, bulutların ardından şöyle bir görünen güneş kadar iğretiydi gülüşlerimiz yüzümüzde…
Hiç istemediğim halde birkaç sitem cümlesi dökülüverdi yine de içimden, tutamadım…
Öyle sanıyorum..
Emin değilim..
Beynime üşüşen kelimelerin bir cümle oluşturup oluşturmadığından da…Hangilerinin ses bulup, hangilerinin beynimin kıvrımlarında gizlenebilmeyi başarabildiğinden de...

Yoğun iş temposunu anlatıyordu O bana…
Mazeret cümleleri değildi bunlar..
Her zamanki gibi benden daha kontrollüydü ve ses bulmasını istedikleri sadece onlardı..
Ve “konuş, bana bırakma “diyordu..
“Bırakırsan hep işimi anlatırım sana”…
Güneş aldatıcıydı ve rüzgar vardı biraz..
Bir banka oturduk sonra..
Ben, aramızdaki boşluk, uzaklar ve O…
Bir yıkımdan sanık sevgiye verilen mahkumiyetin kayıtlarını anlatıyordu O ve saplarını alüminyum folyoyla sardığı kırmızı karanfiller satıyordu bir kadın..
Uzatılan karanfile yeterince “hayır” olmalı ki cevabım , tek söz etmeden uzaklaştı kadın..
Martılar çığlık çığlığa denizle cilveleşmeye devam ediyordu ve gemiler geçip gidiyordu uzaklardan..
Uzaktılar..
Uzaktaydılar..

Başka bir mevsimde, uzaklarda bir yerde…
Vadideki kayısı ağacında kalan tek kayısı düştü toprağa..
Gören olmadı..
Bir yangın başladı uzak, çok uzak bir gezegende…
Hızla sarıp sarmaladı alevler dağı, taşı, var olan her şeyi…
Çok sürmedi..
Yandı, bitti, kül oldu…
Külleri savruldu dört bir yana…
Bir deniz feneri yıkıldı başka bir sahilde..
Ve dindi fırtına..
Yakında, çok yakınlarda bir inci gerdanlık kopup dağılıverdi..
Dönüp bakmadım..
Eğilip toplamadım…
Yere düşen tanelerin, boşlukta yankılanan sesini dinledim…
Belki de benimdiler, bilemedim…
Bir martı havalandı kayaların üzerinden, kanat çırptı yorulana dek gökyüzünde..
Uzaktı şimdi, çok uzak…

Kalabalıktı sahil…
Sevdalar uçuyordu yanı başımızdan…
Kalkmayı kim teklif etti…
Ben mi..
O mu..
Uzaklar mı..
Boşluk mu fark edemedim…
Yada önemli miydi kimin teklif ettiği, bilemedim…
Sonuçta kalkmıştık ve yürüyorduk..
Uzaklar o kadar uzak ve boşluklar öylesine derindi ki; yan yana kalsak o tuzaklarda kaybolabilirdik…
Kendi ıssızlığımdan bir “hoşça kal” bırakıp uzaklara, caddenin kalabalığında kaybettim yalnızlığımı..
O’ysa..
Uzaktı şimdi..
Çok uzak…

Sadece bir düştü…
Düştü…
Pencereyi açtım…
Bir sigara yaktım..
Yağan yağmuru izledim sonra..
Üşüdüm biraz




HAYATIMA GİREN EN ÇİRKİN YALANCIYA..

HAYATIMA GİREN EN ÇİRKİN YALANCIYA
İşte herşeyin sonu geldi. Neydin sen? hayatıma girip herşeyin en güzelini yapan bir melekken nasıl böyle şeytanlaştın. büyük sevgin bumuydu?sen bumuydun?yeminler sözler hepsi yalanmıydı?SEN YALANMIYDIN?oysa hayatımda en çok sana güvenmiştim SEVMİŞTİM SENİ ... beni en son terkeden sen olursun diye beklerken ilk sen gitmiştin benden. onca acı verdin bana yüreğim hiç birini unutmuyor.İHANET DOLU BAKIŞLARIN AKLIMDAN HİÇ ÇIKMIYOR...

Sana olan duygularım gün geçtikçe kirleniyor. bitiyorsun,tükeniyorsun... sevgin yitiyor içimde,degerini kaybediyorsun. bu büyük aşkın seninle birlikte gidiyor benden. o kadar pişmanımki geçmişe dönüp seninle yaşadıklarımız aklıma gelince bir kat daha artıyor nefretim sen budalasın bu saf aşığın ömrünün sonuna dek senin peşinde koşacagına inandın. ama o saf aşık gördü senin çirkin yüzünü artık.yaptığın herşeyi gördü mutluluk oyunu oynamıyor artık BEKLEMİYOR SENİ...

Oysa neler vermedim sana? sevgi dedin en büyüğünü verdim aşk dedin en tutkulusunu verdim sadakat dedin uğrunda herşeyden vazgeçtim... DAHA NE VEREBİLİRDİMKİ ???EN AZINDAN SENİN KADAR Sahte yalancı ve riyakar olmadım bundan sonra yoksun hayatımda ...

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://mertims.eniyiforum.net

HERŞEY ÇOK UAZAKTI

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Mertims Forum :: Hayatın İçinden :: Aşk -

Zirve100 En iyi
toplist - evden eve nakliyat - evden eve nakliyat sohbet Site Ekle aramaYetkinforum | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Haberleşme | Suistimalı göstermek | Kendi blogunuzu yaratın