Mertims Forum


 
AnasayfaTakvimSSSAramaKayıt OlGiriş yap

Bilal Enki

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
Yazar Mesaj
Aranel_Elensar
Admin
Admin
avatar
www.mertims.eniyiforum.net
Erkek
Yaş : Kayıt tarihi : 16/02/09 Mesaj Sayısı : 1723 Nerden : İ¢İñİžĐёÑ Lakap : ßy_AraneL

MesajKonu: Bilal Enki C.tesi Şub. 21, 2009 8:04 pm

Enki Bilal

Enki Bilal ünlü bir çizerdir. Fransa’da çok tanınır. Eserlerinde anlama önem verir .


"Çizgi roman aslında bildiğiniz gibi değil" demenin kısa yoludur Enki Bilal. Evrenini Avrupa kültürü ve tarihi ile umutsuz bilim kurgu temaları arasında çizen bu dev sanatçı, 1951 yılında şanslı sayılabilecek bir çocuk olarak, şanssız bir coğrafyada doğdu.

Hayatının son derece önemli ilk dokuz yılını Belgrat'ta geçirdikten sonra, ailesiyle birlikte Paris'e taşındı. Tito'nun ünlü kostümünü diken terzi babası oğlunun adam gibi bir eğitim almasını istiyordu. Aslında oğlan o yaşa kadar çevresinde gördükleri ve işittikleri ile dünyanın durumuna ve kendi konumuna dair öğrenmesi gereken her şeyi çoktan öğrenmişti bile. Onun esas eğitimi farklı bir yönde olacaktı.

Bilal, bu özgür ülkenin dilini öğrenmekte biraz güçlük çekti. Bu anlamda en büyük yardımcısı Tenten kitaplarıydı. Yeni ortamının renkliliğine rağmen yabancılık çektiği hayata dayanabilmek için çizgi roman ve filmleri keşfetmişti. O yıllarda bu iki arkadaşına, ileride çizgi roman yapıp filmler çekeceğine dair söz verecekti.

14 yaşında René Goscinny ile tanışması, hem kendisi için hem de çizgi roman sanat için büyük bir adım oldu. Sanatçı bu yetenekli çocuğu cesaretlendirmiş ve dergisi için kısa öyküler çizmesini istemişti. Enki Bilal o dönemde Mezieres ve Valerian gibi sanatçıları örnek alır ve Lovecraft, Roger Zelazny gibi yazarlardan etkilenirdi. İleride bu isimlere, ömür boyu bir okuyucu olarak sadık kalacağı Philip K. Dick de eklenecektir...

Pilote, döneminin devrimci çizgi roman platformlarından birisiydi. Fransız ve Belçikalı pek çok sanatçı önemli işlerini burada pişirmişti. Bilal dergi için Lovecraft etkisinde kısa öyküler yaratır. İleride bu kısa ama vurucu öyküler kitaplaşacak ve her dönem klasik bilim kurgu okuyucuları tarafından keşfedilecektir.

Paris'te sanatçı çevresiyle ilişki kurmaya başlar. Fakat çocukluğuna dair anıları ve savaş sonrası manzarası; bu düşsel kırıntıların sanatı üzerindeki etkisi, Paris'ten daha fazla olacaktır. 1972'de, Pilote için çalışmaya başladıktan yaklaşık 3 yıl sonra, beraber çizgi roman tarihinin en önemli işleri arasında yer alacak kitaplar hazırlayacağı Pierre Christin ile tanıştı. Christin ile politik, gerçeküstücü öyküler yaratmaya başladılar. Dönemin politik yapısını bire bir yansıtan bu öykülerde gökyüzünde uçan veya coğrafya değiştiren köyler, Bilal'in yaşamındaki büyük taşınmalardan ve değişimlerden etkiler taşır. Böylece Christin'in senaryoları, karanlık ve melankolik bir atmosferde soluk alıp vermeye başlar. Bilal'ın gerçekçi çizimleri, gerçek mekanlarda da, hayali yaratıklarda da aynı derecede güçlüdür.

Heavy Metal dergisi için üretilen işler, Bilal'in İngilizce konuşulan ülkelerde de tanınmasını sağlar. Fakat Enki Bilal Avrupa tarihinden ve kültüründen izler taşıyan kitaplarının Amerika'da gerçekten anlaşılabileceğine inanmaz. Avrupa kökenli ve Amerikan çizgi romanı arasındaki farklar onun için son derece belirgindir. Amerikan çizgi romanını, süper kahraman üzerine kurulu olgunlaşmamış popüler bir tarz olarak görür. (Fakat günümüzde bu kurallardan bağımsız çalışan ve daha sahici ve kalıcı işlere imza atan Amerikalı sanatçılar olduğunu ve Enki Bilal'in de onların en büyük ilham kaynakları arasında olduğunu ekleyelim)

1978 yılında, Jean-Pierre Dionnet'nin senaryosundan Exterminateur 17 ortaya çıkar. Zamanla bu çalışmayla arasına mesafe koyacak ve zayıf işleri arasında gösterecektir.



1980 yılında Nikopol Üçlemesi, La Foire aux Immortels (Ölümsüzler Panayırı) ile ateşi yakar. Bu kitabın iki amacı vardır. Bilal, renklerin sürükleyeceği deneysel bir çalışma ortaya koymak ve bunu da bir yazara ihtiyaç duymadan, tek başına yapmak istemektedir. İlk kitap onu hızla çizgi roman sanatının en önemli ustaları arasına koyar.

2023 yılının soğuk bir Paris'inde geçen öykü aslında yakın tarihten koyu izler taşıyan, Nazizme göndermelerle dolu bir çalışmadır. Militarizm ve faşizm gibi 20. yüzyılın sancılı temaları sanatçının fantastik öykülerinin gölgesi olmuştur. Bunların yarattığı dehşet, yalnızlık, kaygı ve bir yan tema olarak hafıza, onun çalışmalarına yaklaştıkça belirginleşen alt temalardır. La Femme Piège (Tehlikeli Kadın) ve Froid-Équateur (Soğuk Ekvator) ile sadece okuyarak ve görerek deneyimlenebilecek bu önemli üçleme devam eder. Kitapların ortak bir ana kahramanı, ortak bir dili ve ortak doğruları yoktur.

1984 yılında dostu Pierre Christin ile hazırladığı Partie de Chasse (Av Partisi) Sovyet politikacıların hayvan avlamak için bir araya gelip birbirini avladığı politik bir öyküdür. Les Phalanges de L'Ordre Noir (The Black Order Brigade) kitabının bir anlamda devamıdır ve ikilinin politik çalışmalarının sonucu niteliğindedir.



80'lerin sonunda gücünü sinemada denemeye karar verir. Alain Resnais'nin La Vie Est Un Roman filmi için dekorlar hazırlayarak sinemaya adım atmıştır zaten. Daha sonra ise Michael Mann, Bilal'in Heavy Metal'deki işlerini görünce The Keep filminde birlikte çalışmayı teklif etmiştir. Mann'ın projesine olan katkısı bir tasarımcının işini çok güzel özetler: "Ben, Mann'ın içindeki Bilal gibiydim. Onun korku, tutku ve kaygılarını ifade ettim. İkimizde birden olan Nazizim korkusunu..." Bilal film için etkili bir yaratık tasarımı yapar.

Sinemadaki minör rolü, kamera arkasına ısınmasına yardımcı olmuş, düşleri başka bir form almak için çırpınmaya başlamıştır. 1985 yılında, Gülün Adı için küçük grafik çalışmalar yapmış ve nihayet kendi filmini çekmeye karar vermiştir.

Bilal, 2001 gibi bilim kurgu klasiklerine büyük bir hayranlık duyuyordu. Bunker Palace Hôtel, ilk filmi olmasına rağmen usta işi bir bütçeye sahip olur. Senaryoya yol arkadaşı Christin de katkıda bulunur. Yakın gelecekte geçen distopik bir bilim kurgu olan Bunker Palace, saklanmak için bir oteli seçen bir grup seçkinin öyküsünü anlatır. 1997 yılına kadar sinemadan uzak duran Bilal, Tykho Moon ile bir kez daha farklı bir bilim kurgu filmi çekerek sevdiği temalarına geri döner.

Her iki film de Bilal evreninin sinemadaki uzantısı gibidir. Belki çizgi romana sinema dilinden fazla yakın olmaları ve tekniğin ve atmosferin öykünün önüne geçmesi nedeniyle bu filmler çok fazla heyecan uyandırmaz. Sinemayı yerinden oynatmayan, has Bilal çalışmalarıdır bunlar. Çizgi roman işlerinin gerisinde, ama kesinlikle önemsiz değil!

2000'lerde Enki Bilal yeni projesi için büyük bir destek arar. Aslında çizgi romancının alışık olmadığı "büyüklükler" boş sayfalara özlem duymasına neden olmaktadır. Onun projelerinde bütçe gibi, filmin çekildiği set, çalışan ekip ve sorumluluklar da büyüktür. Çizgi roman sanatının usta yazarı Jodorowsky de sinemaya ilk geçişinde aynı kaygıları yaşamış ve ödün verilmiş onlarca film yerine özgürce çekilmiş yarım düzine film yapmayı tercih etmişti.

Enki Bilal, Kadın Tuzağı'nı (Immortel) çekmesine yardımcı olacak bir deli aramaya başlar!

Yapımcı Charles Gassot öyle her hayran olduğu yaratıcıya 22 milyon Euro veren biri değil. Fakat Bilal, sinema kariyeri hayli tartışmalı olmasına rağmen yeni projesi Kadın Tuzağı için bu parayı alır. Çünkü bu defa filme büyük bir avantajla başlamaktadır. Başyapıtı kabul edilen Nikopol Üçlemesi'nin ilk iki kitabından yola çıkarak yazdığı ve Serge Lehman gibi bilim kurgu yazarlarından destek aldığı büyük ve anlamlı bir projedir bu. Son derece başarılı gerçek oyuncular ile, başarılı şekilde bilgisayarda tasarlanmış karakterlerin birlikte eklendiği, Enki Bilal dünyasını canlandırması hedeflenen, zorlu bir iş.



Ortaya retro-tekno tasarımıyla, popüler kültüre uzak, kaynağına yakın, son derece kişisel bir film çıkıyor. Daha önce Bilal'ın çizimlerini takip ederek onun yarattığı dünyada kaybolmuş olanların sevebileceği türden. Önceki filmleri gibi yine teknik anlamda göz alıcı ve etkileyici bir atmosfere sahip. Fakat eksiksiz bir sinema örneği değil. Daha çok Bilal'in 30 yıldır sayıları artan misafirlerine sunduğu mütevazi bir hediye gibi.

Av Partisi ve eski bilim kurgu öykülerinden oluşan Uzay Anıları'nın ardından, Nikopol Üçlemesi de dilimize çevrildi. Mutlaka eksik kalacağı için buraya aktaramadığımız onca ödüle ve başarıya rağmen doğduğu topraklarda çok fazla tanınmayan bu sanatçıyı kitaplardan takip etmeyi ihmal etmeyin. Bazen doğruları ifade etmek için basit nitelikler yeterli olur: Bilal'i esas kitaplarından okuyun, çünkü kesinlikle daha "güzel"ler...


(Alıntı)










_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://mertims.eniyiforum.net

Bilal Enki

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Mertims Forum :: Sanat Köşesi :: Ünlü Ressamların Resimleri -

Zirve100 En iyi
toplist - evden eve nakliyat - evden eve nakliyat sohbet Site Ekle aramaBedava forum | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Haberleşme | Suistimalı göstermek | Yetkinblog